Bu yıl, doğa ve ekosistemi koruma hedefleri doğrultusunda devasa bir doğa restorasyon ve biyolojik mücadele çalışması başlatıldı. Toplamda 51 bin kanatlı hayvan, özellikle keklik ve sülün türleri, kene ve kahverengi kokarca gibi zararlıların kontrol altına alınması amacıyla doğal yaşam alanlarına bırakılacak. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı doğa koruma ekipleri tarafından hazırlanan proje kapsamında, hem yaban hayatının desteklenmesi hem de ekolojik dengeyi yeniden tesis etme çalışmalarına hız kazandırıldı.
Her yıl düzenli olarak üretim merkezlerinde gerçekleştirilen bu salımlar, doğal yaşam alanlarının sağlıklı ve sürdürülebilir olması adına büyük önem taşıyor. Yukarıda bahsedilen kanatlı türleri, doğal avlanma içgüdüleri sayesinde zararlı popülasyonlarına müdahale ederek, kimyasal ilaçlama yöntemlerine alternatif bir çözüm sunuyor. Özellikle keklik ve sülünlerin uygun habitatlarda bulunması, bölgesel ekolojik dengelerin korunmasına katkıda bulunuyor. Bu nedenle, çeşitli bölgelerdeki üretim istasyonları aracılığıyla yetiştirilen kanatlılar, dikkatlice seçilen ve özenle belirlenen alanlara salınıyor.
Proje ile ilgili açıklamalarda bulunan yetkililer, çeşitli bölgelerde gerçekleştirilecek salımların ekolojik dengeyi koruma ve yaban hayatını güçlendirme amacını taşıdığını belirtiyor. 2025 yılı hedefleri doğrultusunda, toplamda 36 bin keklik ve 9 bin sülün doğayla buluşturulmuş olacak. Son 10 yılda yaklaşık 1 milyon kanatlının doğaya kazandırılması ile bölgesel biyolojik denetim ve yaban hayatı yönetimi konusunda önemli bir adım atılmış durumda. Ayrıca, alan değerlendirmeleri, habitat analizleri ve teknik çalışmalar ile salım alanlarının seçimi büyük bir titizlikle yapılmaktadır. Bu sayede, salım süreçleri hem çevresel koşullara uygun hem de ekolojik sürdürülebilirlik açısından en verimli biçimde planlanıyor.
Salımlar, toplamda 62 ilde 156 farklı noktada gerçekleştirilecek. Keklikler, sülünler ve çil keklikleri farklı bölgelerde ve noktalarda doğaya bırakılırken, bu alanlar en az üç yıl boyunca av yasağı ile koruma altında tutuluyor. Ayrıca, keklikler salım öncesinde kene tutulumuna karşı ilaçlanırken, sülünler ise kahverengi kokarca gibi zararlılarla biyolojik mücadele veriyor. Bu ekolojik dengeyi güçlendirme çabası, yüzeysel kimyasal kullanımı yerine yaşam döngülerine müdahale edilerek, sürdürülebilir ve doğa dostu bir yaklaşım benimsiyor. Bütün bu çalışmalar, gelecek nesillere daha sağlıklı ve korunmuş bir yaban hayatı mirası bırakmayı amaçlıyor.
